23 Mayıs 2013 Perşembe

şadiye'nin merhametsizliği




geçen hafta merhamet ile ilgili yazamamıştım ama ne olduğunu şöyle bir söyleyebilirim: şadiye-narin sonunda buluştular. fazla uzatmamaları iyi oldu bu durumu. böylece hikaye kendi rotasında şekillenebiliyor. bazen dizilerin planlanılan hikayelerini zaman kaybetmeden göstermek gerekir. karakterlerin sağlam şekillenmediği yapımlarda konu hemen biter, gerisi eğreti kalır. ancak merhamet kendi hikayelerinden hikaye doğuracak bir dizi. üstelik hiç de yabana atılmaması gereken bir mizah anlayışı var.
neyseler neysesi şadiye geldi tam geldi yani. can ile deniz'in arasını bozdu, o hapisten çıkan adamı narin'in evinden gönderdi, ırmak'ı iyice delirtti. babür ile bölüm sonundaki planlaşmaları da çok güzeldi. şadiye için şimdi zafer vakti. bir an önce zafer'i de görelim de tam olsun. geçmişten ne olduğunu bilmediğimiz bir o kaldı. moskof recep'e ise bir sözüm var: telafi diye bir şey yoktur, özrün kabulü vardır. ailene yaptıklarını telafi edeceğim diye yırtınma. kızların özrünü kabul ettiler de onları görebiliyorsun diye şükret.
ve sonunda beklenen sır şadiye'nin ailesinin ölümüyle ilgisinin tamamen açıklığa kavuşması ise kan dondurdu.




sevgili atıf ise sapıtmaya yaklaştı. ilk çıktığındaki coolluğu kalmadı bence. ne o öyle her şeye maydanoz. tamam yine eğlendiriyor da. ne bileyim planlar hesaplar filan. gerçi ben atıf çıldıracak demiştim. zaten dizinin deli kadrosu çok geniş. obsesif babür, nevrotik deniz, manik depresif-obsesif ırmak, kendi çocukluğuyla ara sıra konuşan şizofren narin ve psikopat şadiye'den sonra bir de sen çıkma başımıza atıfcığım.





ırmak sonunda narin-fırat ilişkisinin kendi hayal ürünü olmadığını öğrendiği için çok mutluyum. kızın delilik kat sayısı biraz düşecek. ayhan için de sevindim. geçen bölüm ırmak'ın tabiriyle ''takip ettiği kişi tarafından takip edilen dedektif'' ilan edildiği için forsu baya gitmişti. ya narin'i seviyorum ediyorum ama pek normal pek düz bir karakter olmaya başladı. narin de fırat da bence dizinin en sıkıcı insanları. kapı gibi karakterler var yani onların dışında. biliyorsunuz ben bir dizide eğer aptal ya da sıkıcı değilse kötü kadını tutarım. ırmak da bu bölüm, deniz kucağında şadiye ve can yüzünden ağlarken yalandan ''elim ayağım kesildi'' diyerek beni oldukça eğlendirdi. ırmak tam bir goldie benim için.

sevdiğim diziler bbg evi gibi bütün gün yayınlansın isterim biliyorsunuz. merhamet de benim için böyle oldu. hep olsun ben izlerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder