5 Ocak 2013 Cumartesi

intikam soğuk yenmeyen bir yemek midir?




nefesimizi tutmuş intikam'ı bekliyorduk. sıkı bir kayıp şehir fanı olmama rağmen perşembe günü intikam'ı heyecanla bekledim. randevular ertelendi, yemek aceleye getirildi ve sonuç:


kesinlikle revengete ki esas kızdan çok daha iyi bir starringimiz var. televizyonumuzun reytingi garanti ve tek baş rolünden bahsediyorum, beren saat. şimdi tuba büyüküstüncüler fırlamasın hemen lütfen 'tuba da tuuuuba' diye çünkü beren saat televizyonumuzun kadın erkek tek baş rolü; tuba büyüküstün ise en başarılı esas kızıdır(bu arada bir 20 dakika yazısı ile yakında burada olacağım). emily/amanda bizim yağmur/derin imizin yanında sönük kalır ancak intikam da bir sıkıntı var. sıkıntı, birebir haklarını alırken uyarlama olayını senaryo ve reji ekibinin yanlış anlamış olması. intikam'ın pilotu revenge'in pilotu ile birebir aynıydı. sahnelerin çekim açılarından diyaloglara kadar. sanki divxplanetten alt yazıları indirip olup olmadığını emin olmadığım bir programla kağıda basılı halini alıp oyuncuların eline senaryo diye tutuşturmuşlar gibiydi. bir de diğer önemli sıkıntı kıyafetler. üzgünüm ama çok berbattı. yağmur, gerçek anlamda ayağa düşmüş ve en pahalısından en ucuzuna her markanın ürettiği benim 'modern çarık' adını verdiğim ayakkabılardan giyiyordu ya orada dedim bu dizinin stylingi kötü. neyse allahtan çarıkları zımbalı değildi. bu iki kötü durum dışında intikam orijinalinden çok daha iyi olur. hem beren saat hem de revengetekilerden daha iyi oyuncuları barındırdığı için. dediğim gibi biraz özgünlük katmaları gerek böyle sıcak sıcak revenge tadında çıkmasın karşımıza. 




gelelim şahikaya... ilk olarak arzu gamze kılınç'ın oynayacağını duyunca umutsuzluğa kapılmıştım. sonra fragmanlar dönmeye başlayınca dedim bu kadın olmuş. ilk bölüm resmen şahika kendini gösterdi. hatta ben revenge'in pilotunu izlerken victoriaya alışamamıştım, aynı karakter ise yerlisinde ilk alıştığım karakter oldu. bu arada vikinin tarzındaki saçlarından kurtulursa daha iyi olabilir. gerçi yüzüne gitmiş saçları. şahika'nın kıyafetleri tabii ki de viki'nin kiler kadar ses getirmeyecek ancak en azından elbisenin içinden jüponu gözükmesin yeter. beyaz elbiseli sahnelerinin birinde gözüküyor da.



nejat işler acaba ne zaman diziden ayrılacak? bence birinci sezonun sonuna kadar kalır sonra gider. genel olarak revengete de karakteri gereksizdi burada da gereksiz. bir de nejat işler karakteri için pek çaba sarf etmiyor, öyle takılıyor yani. bu arada adı rüzgar denizci mi gerçekten? dizilerimizin şu karizmatik isim bulma hobisi ne zaman bitecek? hakan'a bakarsak eğer engin hepileri'nin o her şeyin farkındayım ve sizi rahatsız etmeye geldim hallerini beğenmedim. bir an önce bu huylarını bıraksın. nolan çok karizmaydı bu tavırlarda ama engin hepileri de ucuz durmuş. zaten ben onun bu yarım teatral oyunculuğunu hiç sevmem. üstelik nolan gibi modanın öncüsü olacak bir insan değil. önce o armalı(fail 1: arma zevksizlerin tekelinde artık, kimse kullanmadan önce cooldu ama artık değil. ha okul üniforması armasının yeri ayrı, onları seviyoruz), kadife(fail 2: kadifeyi artık sadece skinny pantolonlarda kullanmanız gerek) ve kapşonlu(fail 3: klasik tarz bir cekete kapşon dikemezsin o 2000li yılların başında modaydı.) ceketten kurtulsun. kıyafetler gerçekten çok özenti.



mert fıratçığım ise tam bir görev adamı. kesinlikle her rolün üstesinden gelebilecek bir adam. daniel'ı izlemedim kesinlikle emre arsoy'u izledim. en alıştığım üçüncü karakter oydu. ve galiba onun tarzını sevdim. ama daniel çakması gömleği düdüğüne kadar iliklemeleri bırakmalı. zaten ona da yakışmıyordu.
aslı denen kızdan ise tiksindim. ashley'in bir karizması seksapeli vardı bu kız ise komşunun iyi kızını geçemeyecek derecede var gibi dizide. aslı'nın kıyafetlerini de hiç beğenmedim. fazla 'farklı olmak için giyiniyorum' olmuş. üstelik kızın saçları kısa ve kıvırcık?



bunlarda ekranların yeni cemre-barış ikilisi. kuzey güney de böyle bir karı koca varken burada da böyle bir çift olması dikkatsizlik mi yoksa önemsememek mi bilmiyorum. neyse cemreyi oynayan şu ezgi eyüboğlu baya dizide oynadı, baş rollere filan geldi neden hala yeni şöhret olmuş kızlar gibi böyle yan rollerde? üstelik artık evin küçük şımarık kızı rolü için de fazla kart. can sipahi ise resmen connor paolo'nun canlandırdığı declan rolünün yerli uyarlamasındaki muadili barış için connordan sonra ilaç gibi gelmiştir. hem oyunculuk hemde tip olarak. ayrıca partneri cemre ondan bir beş yaş büyük.

çoğu yerli diziden çok daha iyiydi kesinlikle. hatta orijinali revengeten bile daha iyiydi. ben sıkı bir revenge hayranı değilim. birinci sezonu haftada bir iki bölüm izleye izleye bitirdim, ikinci sezona ise daha başlamadım ama intikam'ı izlerim, lakin kıyafetlerini düzeltip şu revenge havasını dağıtmazsa baya kızarım. butik dizi tadından da çıkması lazım. tek baş rolümüzün ana dizilerde olmasına alıştık biz. üstelik bu sezon ana dizide yok sayılır. söyleyeceğim son söz ise:
seni özlemişiz beren saat!

2 Ocak 2013 Çarşamba

factory okuyucularına 2013 tavsiyesi: glee



bu yazıyı yazmak için uzun zamandır bekliyordum ve en doğru zamanın 2013 olduğuna karar vermiştim. biliyorum hepimiz 2013ten çok şey bekliyoruz ve bunların belki hiçbiri olmayacak, belki de hepsi olacak. depresif bir adres değilim ve bende factory'nin tarzına uygun şekilde size bir 2013 tavsiyesi vereceğim: glee!


will schuester


ilk olarak glee kulübünün sorumlusu, mckinley lisesinin ispanyolca bilmeyen ispanyolca öğretmeni, sıkı ölü ozanlar derneği çakmacısı willden bahsetmek istiyorum. genel olarak bu adamı seviyorum. ancak belalı karısı terriden ayrıldığından beri biraz sıkıcı öyküleri var bu adamın. yine de will'in çocuklara zorluklarla baş etmeyi öğretirken kendi zorlukları karşısında biraz basiretsiz kalmasını izlemek zevkli oluyor. bu arada milyonlar bu adamın şarkı söylemesi ve dans etmesine bayılıyor ama bana oldukça itici geliyor ve modası geçmiş boy bandleri hatırlatıyor.


sue sylvester



glee kulübünün en büyük düşmanı, mckinley lisesi amigo kızların koçu ve aynı zamanda dizinin en mükemmel karakterlerinden sue. tabii ki klasik amerikan senaryosu formatı yüzünden sue'nun da zayıf yönlerini ve iyi yönlerini zamanla göreceksiniz. ama bu insansı taraflarını görmeden de sueyu çok seveceksiniz. sue ve ablası jean'ın ilişkisi içinizi ısıtacak, becky jackson ile harika bir ikili olduklarını kendinize söyleyip duracaksınız. müdür figgins'e yaptığı şantajlar ilham vericidir.


emma pillsbury


mckinley lisesinin rehber öğretmeni, will'e deli gibi aşık ve OKB hastası. ben emmayı bir çizgi film karakterine benzetiyorum ama daha kime benzettiğimi çıkaramadım. tatlı bir karakter, genelde gülümsetir. futbol takımı koçu ken'i duygusal bunalıma sokmuştur ama iyi ki sokmuştur ki koç beiste ile tanışmışızdır.


glee kulübü

rachel berry


glee kulübünün baş solisti, hırs küpü ve tam anlamıyla bastırılmış bir blair waldorf. giyim tarzı blair'in soft hali üstelik aynı blair gibi iki gay babaya sahip. okulun golden boyu finn'e deli gibi aşık ve onu elde etmek için bir sürü şey yapıyor. rachel kişilik olarak oldukça sevdiğim bir yapıya sahip. finn'in fabulous kız arkadaşı quinn, rachel için tam bir kaos. rachel ezeli düşmanı quinn'in yakın arkadaşı olmasını istiyor çünkü. hep quinn başa bela gibi gözükse de rachel üçüncü sezonun ikinci yarısı metin mesajları ile bile quinn'in hayatını alt üst ediyor(ne kötü günler olduğunu izleyince anlayacaksınız önce kabadayı karofsky sonra quinn ve en son da sue. çok bahtsızlardı çok). ne yarışmalar ne de finn, rachel'ın bence bu hayattaki en büyük başarısı jesse st. james gibi alev alev birini kendinden hoşlandırmasıdır. okulun muhabiri, bloggerı jacob ben israel de ölümüne rachel'a aşıktır.


finn hudson


eblek golden boyumuz. anlamadığım bir şekilde herkes buna aşık. salak halleri eğlenceli, karakter olarak iyi bir evrim geçirdi sayılır. ilk sezondaki salaklığı sonraki sezonlarda ortadan kalktı birden dünyalar zekisi oldu. giyim tarzı ise tam amerikan kasabası lisesi popüler çocuğu tarzı. glee kulübünün erkek lideri olduğu için aşırı sorumlulukları var. kurt'ün kelimenin tam anlamıyla abisi olduktan sonra daha çok sevdim onu.


kurt hummel


ve porselenimiz kurt. rachel ve finn ile birlikte glee kulübü üyelerinin arasındaki baş rollerden biri. kurt çok zorluk çeken karakterlerden biri. zorluklarının sebebi eşcinsel olduğunu açıklaması ancak kurt harika baba burt hummel'a sahip olduğu için ve aşırı zeki bir insan olduğu için kolaylıkla üstesinden geliyor bütün zorlukların. rachel ile inişli çıkışlı arkadaşlıkları ve finn takıntısı şuan için bilmeniz gereken şeyler dahası fazlası spoiler olur. kurt ile ilgili bahsetmemiz gereken bir diğer konu da tarzı. sokak modası dediğimiz şeyleri gerçek moda(gerçek moda sadece defilelerde giyebileceğiniz şeylerdir) ile birleştirdiği için oldukça başarılı bir portre çiziyor giyim-kuşam konusunda. gerçi kurt her konuda başarılı baş solistlik onun hakkı.


quinn fabray


işte benim gleede ki birinci aşkım. tam anlamıyla aşık olanacak insan. amigo kızların kaptanı, finn'in kız arkadaşı ve mckinley'in golden girlü, rachel'ın en büyük düşmanı. glee kulübüne ilk başta kulübü, sue'nun emri ile yok etmek için katılmış olsa da bir süre sonra çok iyi dostluklar kurdu kulüp içerisinde. puck ile bitmek bilmeyen olayları, istediklerini elde etmek için türlü türlü hainlikler planlaması tadından yenmez özellikleri. tek sıkıntım giyim tarzı. ancak kasaba liselisi popüler kızlar böyle country tarzı takılıyor. saçlarını kestirdiğinde fön çekmeyip dağınık bırakınca daha seksi oluyor ve bilmeniz gereken en önemli şey quinn fabray'in aklında her zaman bir şey vardır. her hareketi aşk doludur benim derdi başından aşkın aşkımın. onu her gördüğümde ağladığım bölümler olmadı değil. özellikle hamileyken glee provalarında bebeğini düşüreceğini sanarak korkuyla izliyordum aşkımı. ve evet mckinley lisesinde hamilelik dedim ve bu sadece başlangıç. quinn fabray sansasyoneldir.


noah 'puck' puckerman


glee'nin en sevdiğim karakterlerinden puck. mckinley'in kötü çocuğu, varoş serserimiz. unuttuğum ve büyüdükten sonra hiç beğenmediğim mohawk tarzını bana hatırlatmış ve sevdirmiştir. finn'e herkesin aşık olma durumunu anlamamamın sebeplerinden birisi de puck'ın etrafta dolaşıyor olması. neyse ki puck'ın kıymetini bilenlerde var dizide. glee kulübünde elinden bir tek tina geçmedi. ama lauren zizes bir hataydı.



blaine anderson


blaine ikinci sezonda diziye kurt'un dalton akademisine ziyareti bölümünde çıkıyor ve bir süre sonra kurt ile aralarında bir şeyler oluyor. ancak ben blaine ve dalton akademisinin glee kulübü warblers'a acayip gıcıktım ki blaine, mckinley'e geçiş yapana kadar. yalnız mckinley'e geçiş yaptığı için blaine'e sempati beslemeye başladığım düşünülmesin. ben warblersın başına ultra kötü sebastian geçtiği için warblersa sempati beslemeye başladım itici boy band havalarında takılmalarının sebebi blainemiş.


artie abrams


artie fazla 'tip' olan bir glee kulübü  üyesi olarak başladı ancak sonradan açıldı. ben artieyi severdim ta ki brittany'e aptal diyene kadar. ama yine de itici rory flanagan'a fabulous sugar mottayı kaybetmesine üzülmüştüm neyse artie ile ilgili söylemem gereken iki şeyden biri güzel şarkı söylemesi ve diğeri de gözlüksüz berbat gözükmesi.


santana lopez & brittany pierce



benim favori ikilim kesinlikle bunlar. quinn fabrayden sonra aşık olduğum ikinci karakter kesinlikle santana. tam bir esmer güzeli, taşlığın ve kötülüğün kitabını yazmış insan. brittany ise dünyanın en tatlı insanı olabilir. brittany'i her gördüğümde ülkeme erasmusa gelmiş kızları hatırlarım. diziye quinn'in yancıları olarak başlasalar da bir süre sonra santana-brittany aşkı dizinin en önemli konularından biri oldu.


mercedes jones & sam evans


ahh mercedes ahh üç yıldır ben divayım diye dolaşıyorsun ama bir halt olduğun yok. tama güzel şarkı söylüyorsun ama ben seni karakter olarak yetersiz buluyorum. sam ise ikinci sezon mckinley lisesine geliyor ve glee kulübüne giriyor. ancak sam esas üçüncü sezon saçlarını kestirince tam olarak gözüme giriyor. bu ikisini bir arada vermemin sebebi ise sam'in quinn ve santanadan sonra tanrı biliyor neden mercedes'e aşık olması. üstelik mercedes, sam gibi bir çocuğu peşinden koşturdu, istemiyorum triplerine girdi. o bölümler var ya tatlım mercedes, sana ne küfürler ettim bilemezsin.


mike chang & tina cohen-chang



burada da bir ziyan söz konusu. adam kıza fazla durumu var bunlarda da. bunlar bir çıkmaya başladılar ki sormayın senelerce. ha yanlış anlaşılma olmasın aralarında akrabalık yok ikisininde asyalı olması ve aynı soyadı paylaşmaları tesadüf. tina gerçekten çok boş bir karakter eksikliği hiç hissedilmez. mike ise şirinliği sayesinde regular oldu. resmen sevdirdi kendini çocuk. üstelik adam dansın kralı arkadaşlar.

ve evet size 2013 tavsiyem glee. şu aralar bütün yakın çevreme gleeyi öneriyorum bilin yani benim için ne kadar önemli olduğunuzu anlayın. sezonları bitirmek için sabahlamaya, kahkahalarla gülmeye ve hüngür hüngür ağlamaya hazır olun.

26 Aralık 2012 Çarşamba

kuzey tekinoglu boş günlerini nasıl geçirir?



iki haftadır kuzey guney ile ilgili yazmıyorum farketmişsinizdir. bunun sebebi çok saçma şeylerin olması. sevgili senaristlerimiz dizilerinde bu bocalama evresini hep yaşıyorlar. yaprak dökümü üçüncü sezon başı, aşk-ı memnu ikinci sezon başı, fatmagülün suçu ne ikinci sezonun hepsi, menekşe ile halil ilk 5-6 bölümü sonrası, son bölümü hariç dudaktan kalbe... şuan ne yapacaklarını bilememe durumundalar.
önce en başa dönersek kuzey hapisten çıktı, işsizdi. pazarcılığı denedi, fırıncılığı denedi olmadı. bir ara dövüşçü olayım dedi sonra öyle vurdulu kırdılı şeyleri pek yazamayan senaristlerimiz yüzünden o işten de oldu(ece-melek ikilisinin en iyi yazdığı şey kesinlikle ikinci bir mekana gerek duymadan bir ev içinde geçen entrikalardır hatta bu format içinde de en iyi yazdıkları kısım uzun bakışmalarla geçen akşam yemekleridir. kesinlikle dalga geçmiyorum biz ece-melek ikilisini bu yüzden sevdik). sonra güneyin imkanlariyla 'makara' işine girdi. bakın tekrar söylüyorum GÜNEY'İN İMKANLARIYLA. sonra bir ara bekir'in adamlarının başına geçer gibi oldu, onu da nasıl yazacaklarını bilemediler. bekir'in adamları makarada calışmaya başladi ve güney de haklı olarak kuzey'in makarada ki yetkilerini bitirdi. sonra kuzey bir ara galerici olarak takılmaya başlayacaktı birden burak çatalcalı'nın BAŞ DANISMANI oldu.
ferhat'ın ölümünden sonra çok boş vakti kaldı tabi kuzey'in. eskiden onunla uğrasıyordu şimdi ne yapacağını şaşırdı. konusu açılmışken geçen bölüm ferhat'ı güney'in öldürdüğünü öğrendik biliyorsunuz. şimdi eğer güney'in öldürdüğü ilk başlarda ortaya çıksaydı güney kahraman olacaktı. ancak karakterleri arasında bariz bir ayrım yapan senaristler önce burak çatalcalı'nın arabasına ferhat'ı vuran silahın bırakılmasın göstererek güney'in bu durumda da öne çıkmasını engellediler. olay kardeşini korumaktan iftiraya dönüştü çünkü. barış'ın burak çatalcalı'nin arabasını bozmasına gelirsek eğer sırf kendisinin katar'a gitmedigini öğrendiğini burağı otelde görerek anladıysa ve bunun için arabasını bozduysa-ki çok saçma, barış asla suç isleyecek birisi değil- neden kuzey peşlerine düştüğünde kuzey'i de öldürmeye calışmadı? bunlar çok boş sebeplerden meydana gelmiş temeli sağlam olmayan olaylar. bir de tabi sinanerlerin batması var(kuzey güney'in kurumsal şirketlerde çalışan izleyicileri batmalarının sebebi ve kurtulma girişimlerini bir yerleri ile gülerek izliyorlardır) . klişe bir olay genelde senaryo tıkanıklığının engellenmesi için ortaya çıkar. bir de boş beleş dolaşan kuzey bu işe elini attıysa ve kuzey'in putlaştırılması gerekiyorsa serseri baş karakterimiz hemen hiç bir fikri olmayan işleri bile çözer, sinanerlerin yaptıklarını bütün herkesin öğrenmesini sağlar. of kuzey of normalde sen ebru hanım, barış ve banuyu rüyanda göremezsin. hadi kuzey hadi sana en çok yakışan boş namus bekçiliğine dön sen. demet'in şeref ile bir şey yaşamasını engelle de kız kurusun. ha bu konu açılmışken aksiyon, şirket ve mafya işlerini yazamayan senaristlerimiz polis olaylarını da yazamadığı için şeref'i istifa ettirmişlerdi ancak şuan şeref'in polisliğine ihtiyaç duyuyorlar ve şeref resmen polis arkadaşlarını kuzey'in özel dedektifi gibi kullanıyor ve kuzey her istedigine ulasiyor. ayrıca kuzey her zaman kazanmak zorunda değil.
gelelim kadın karakterlerimize; resmen banu sinaner tarafına geçmiş biri olarak bebeğini kaybettiği için çok üzgünüm. ancak birazda sevindim. bütün bu varoşlardan kurtulduktan sonra sinanerlerin kendi mutlu hayatına dönmelerini istiyorum çünkü. batmaları zaten çok büyük bir fiyaskoda. neyse zaten banu'nun bebeğinin doğmayacağını doğum tarihinin yaza gelmesiyle anlamıştık bir kaç bölüm önce. ayrıca kuzey'in sinanerlere zebani muamelesi yapmasının bir anlamı yok. senaristler ferhattan sonra yeni bir günah keçisi seçmek için sinanerleri kötü ilan etmiştir. normalde hepsi tamamen iyi olmasalar da gayet tutarlı mantıklı karakterlerdi. bunu söyleyecegimi hic tahmin etmezdim ama ferhat olaylari resmen daha zevkliydi.
cemre ise benim en büyük hayal kırıklığım. senin için umutlarım vardi ama tek tip esas kızlık hastalığına yakalandın. artık kurtuluşun yok nabza göre şerbet vermenin mahkumu oldun. üstelik ilk başta da sırf bu yüzden sevilmemiş ikinci plana atılmıştın. ama neyse ki ne kadar nabza göre şerbet verilirse verilsin kuzey güney reytinglerde hala çok kotu bir yerde. tek olayları sosyal medya. madem sosyal medya ile ayakta duruyorsunuz esas kitlenize hitap edin çünkü böyle giderse onların da sizi bırakması yakın.
zeynep desen ne yapacağını şaşırmış bir karakter. o da nabza göre şerbet verme yüzünden hiç olmadığı bir insana dönüştü. simay'ın onu tartaklamasından da istediğim zevki alamadım bu arada.
ve benim dertli simayım. kuzey hayvanından bir kurtulamadı. evinden de oldu. bütün suç üstüne de kaldı. simdi tek beklediğim güney-simay ilişkisi başlasın da tüm bunların intikamını alsın canlarım.
buradan duyurulur artık resmen güney-simay ilişkisi ve yapacakları için katlanıyorum bu diziye. banu, ebru hanim ve barışta canlarım, onları çok seviyorum. handan hanım ve gülten hanımın güldüren sahneleri de bonusum olur. cemreye de diyorum bak biraz akıllan. zaten ramak kaldı hapislere düşmene zevklenmeme, eski günlerin hatrına sana bir şans daha veriyorum. bu aptallıkla güney'in ilk bölümde yaptığı kazadan bile hapse girebilirsin salak kızım benim.
kuzey gibi mükemmel bir karakterin nasıl batırıldığını görmek istiyorsanız baştan başlayabilirsiniz diziye. klişe dışı bir esas kız olduğu için tamamen değistirilen cemre karakteri, haksızlıktan haksızlığa uğrayan güney karakteri, yaprak dökümü hayriye tekin soft versiyonu gülten ve hardcore versiyonu handan, alt yapısız karakter zeynep, kendi kendini yükselten karakter simay, putlaştırılan dayakçı baba sami ve suç işlerine bulaşmaları biraz konu tıkanıklığından olsa da ebru hanım ve barış bebeklerim ile baştan sevmediğim ancak şuan bayıldığım banu da cabası. bakalım daha ne rahatsız edici olaylar olacak ve lanet olsun benim başladığım diziyi sonuna kadar izleme huyuma...
PS:bu arada son sözümle lale devrini de gizli gizli izlediğimi itirafta etmiş oldum. lale devrinde de yeşimin gercek babası ortaya cıktı galiba, bu iyi bir haber aşkımın intikamı alınacak demektir.

19 Aralık 2012 Çarşamba

bir devrin sonu: gossip girl-final chapter







evet kim derdi ki 5 buçuk yıl önce başlayan gossip girl macerası bitecek? kötü sonları seven birisi olmama rağmen gossip girl'ün sonunu çok beğendim. dizinin formatına uygun bir bölümle nefes kesen bir sondu. pembe dizi, drama, komedi ve konsept dizisi gossip girl bitti. kapak fotoğrafı olarak tabii ki de dizinin en önemli ilişkisini, serena-blair ikilisini koydum. 
serena, annesinin katı düzeni altında kendini göstermek için hep yanlış yolları seçen, babasının terk edişini bastırmak için sürekli bir çok erkekle birlikte olan birinci esas kızımız. babası ve annesinin en sonunda birleşmesi onun ailevi problemlerini atlatmasına ve hayatının erkeğine en sonunda kavuşması da serena için en mutlu son oldu. 
blair, aynı şekilde çok baskın bir anne ve gay babanın birleşimi olarak kötücül, eğlenceli, dominant ve obsesif oldu. kendini sürekli hırpalayan chuck'ın iyi adam olma yolculuğunun sonucu ikisini mutlu sona götürdü.
serena ve blair birbirinden hem nefret eden hem de tutkuyla bağlı olan iki aşıktılar sadece.



blair ve chuck'a ayrı ayrı tapıp birleşmelerini istemiyordum ya çöpe attım o sözlerimi. benim ikisinin ilişkisinden sıkılma sebebim fazla romantik olmaya başlamalarıydı ancak finalde evlilikleri bile entrika çevirmek için olunca gerçekten onların  birbiri için yaratılmış olduğunu anladım. blair ve chuck dizi tarihinin en dalavereci ve en moda ikonu çifti olarak sonunda hak ettikleri mutlu sona kavuştular.




aslında bart'ın yaşadığını öğrendiğimiz gün, o malikaneye dan de gelmişti ancak kimse onu görmemişti. yani gossip girl'ün dan olması son dakika uydurması değil ancak ben bu fikrin 5.sezondan beri senaristlerin akıllarında olduğunu düşünüyorum. lonely boy gossip girlmüş vay be... dan seni sevdiğim kadar varmışsın. ayrıca en çok hoşuma giden ayrıntıda jenny'nin başından beri dan'in gossip girl olduğunu bilip sırf popüler olmak için kendisi hakkında kötü şeyler yazmasını istemesiydi. biliyorsunuz iyi ve ya kötü fark etmez insanlar konuşsun yeter. herkesin gossip girl tahminini söylediği sahne ise mükemmeldi. blair bile dorota zannediyormuş. blair'in dan'in gossip girl olma fikrine gösterdiği tepkinin sebebi ise yine zekiceydi. blair waldorf iplerin elinde olduğunu hissetmek için her zaman önceden izlediği filmleri izler bunu unutmayın.





tabii ki nate'in sage ile ilişkisi yıllarca sürmeyecekti. eminim sage de nate'i ya ortamın kötü çocuğu ya da fakir çocuğu için terk etmiştir. bizim golden boyumuzda işini ilerletmiş bu yalnızlık süresinde. ancak ben final sahnesinde nate ve jenny'nin yakınlaştığını görmek isterdim. madem herkes sahibinin oldu o zaman nate de jenny'nin hakkıydı.


finalde serenamız da mutluluğu buldu sonunda. hayatının aşkı ile evlendi. serena-dan cephesinin çabuk sonuca bağlanıldığını düşünüyordum ki akıllı senaristlerimiz araya beş yıl koydular. ben zaten bir önceki yazımda serena-dan düğününün bir kaç yıl sonra olacağını söylemiştim. ve bu arada serena'nın gelinliği blair'in gelinliğinden daha güzel. blair'in ki nişanlık gibi ya da dul kadın gelinliği (a bir dakika blair zaten bir prensten dul).


ve henry bass'e gelirsek chuck'ın bir oğlu olması kendi babası ile ilgili olan sorunlarıyla ilgili önemli anlamlar taşıyor. ve çocuk şirin değil ancak belli ki büyünce babası gibi çok değişik bir havası olacak. eleanor ve cyrus'u da finalde görmek oldukça güzeldi zaten onlarsız olmazdı.




jenny'i tekrar aramızda görmek çok güzeldi. ancak pek bir numarası yoktu bu yüzden biraz üzüldüm. yine de bölüm boyunca baya bahsi geçti. sage'in kendinden önceki kraliçe olan jenny'e hayran olması güzel bir ayrıntıydı. sezonlar boyunca entrika çevirmiş çoğu kişiyi görmekte güzeldi. loladan juliete(juliet bir son dakika entrikası çevirecek diye çok korkuyordum), agnestan vanessaya(oynadığı zamanlarda kendisini hiç sevmesem de finalde gözükmesi beni sevindirdi). 



eric'i de unutmadılar finalde. ancak ben hala aynı şekilde bet olduğunu düşünüyorum. gönüllerin kraliçesi lily ise daha kocasının cenazesine hazırlanırken yeni birisini buldu ki eski kocalarına dönmeyi huy edindiği içi pekte yeni birisi sayılmaz. rufus ise ikinci sezonda mı ne bir kadınla tanışmıştı, onun müzik grubunun bir işini yapmıştı bu kadın onunla takılmaya başlamış. ve ben oğlu dan'in serinin finalinde hipster olmasını beklerdim ama rufus hipster olmuş.



yine mükemmel bir son da ivy için yazılmış. açıkçası lily onu apartmandan kovduktan sonra bir daha çıkmadı diye üzülmüştüm. ama yaşadıklarını kitap haline getirmesi ve bu kitabın film uyarlamasında üçüncü sezon baya bölüm bizimle olan olivia ile beşinci sezon ortaya çıkan gerçek charlotte rhodes ve aynı zamanda serena'nın bir tane daha ortaya çıkan gayri meşru kardeşi olan lola'nın oynaması çok güzel bir bağlamaydı. 


hipster rufus ve final bölümünün gözde çifti georgina sparks-jack bass ikilisi de yukarıdaki fotoğrafta görülüyor. bir önceki yazımda georgina ve jack'in birlikte olmasının harika olacağını söylemiştim ve oldular da. böylece jack ve chuck yine bir kadını paylaşmış oldular(chuck ve georgina eskiden birbirinin bekaretini bozmuslardi). ayrıca bass erkekleri hep kötü kadınlarla birlikte oluyorlar. chuck blair ile, jenny ile ve georgina ile, bart lily ile ve elizabeth fisher ile ve jack ise georgina ile, blair ile ve elizabeth fisher ile. tam basslere yakışır tarzda.



serinin narratoru kristen bell'in finalde olacağı duyurulunca herkes gossip girl olarak ortaya çıkacak sanmıştı. ben de dahil. ancak bize ters köşe yaptılar. kristen bell ve rachel bilson kendileri olarak karşımıza çıktılar. ve bu sahnedeki gerçeklik-kurmaca ikilemi oldukça zekiceydi.

gossip girl gençliğim seninle geçti. bir devir resmen bitti ama senin adına, seni unutmamak için bir kaç yazı hazırlıyorum. mutlu sonları sevmesem de- tamam blair'in doğururken öleceğini düşünmem biraz abartıydı- bitebilecek en güzel sonla bittin. iyi geceler gossip girl! her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan...




16 Aralık 2012 Pazar

gossip wars



gossip girl'ün mükemmel ötesi sondan bir önceki bölümü ile ilgili yazı yazmak icin finalden bir gün öncesini seçtim. yarın ki seri finalinden önce 9.bölümü nefeslerimizi tutarak izlediğimizi söylemem gerek. star wars'a göndermelerle dolu olan bölüm bart bass belasından kurtulduğumuz yüce bir bölümdü. bart'ın ölümünün bir iyi bir de kötü haberi var ama kötü haber chuck'ın onu öldürmekle suçlanacağı iyi haber ise lily'nin bart bass'ın mirasını ikinci kez konacak olması. bu arada bu sezon olmayacak mı diye endişe ettiğimiz blair rüyası da oldu bu bölüm.



benim gossip girlde en çok sevdiğim şeylerden birisi karakterlerimizin birbirine ne yaparlarsa yapsınlar sezon sonuna doğru çıkan ana düşmana karşı birlik olmaları. 1.sezon georginaya karşı, 2.sezon poppye karşı, 3.sezon williama karşı, 4.sezon juliete ve russela karşı, 5.sezon bart'ın o düşmanı masona karşı... son sezonda en büyük düşman barta karşı blair tanıdığı en büyük düzenbazlardan ve en yakın arkadaşından bir ekip kurdu. ivy'nin son entrikada bizimkilerle olacağı belliydi. georgina zaten safkan bir upper east sidelı, sage ise hem constanceın kraliçesi hem de sevgili statüsünden gruba dahil oluyor(sage'in ölü olan bruce kaplan'ın telefonunu çalması harikaydı). nate zaten her zaman hiç bir işer yaramayan bir grup üyesi bu yüzden onun gözaltında olması durumu pek etkilemedi. ancak dark sidea geçtiğini düşündürten ancak benim bir önceki yazımda dediğim gibi son anda bizimkilerin tarafına geçeceğini tahmin ettiğim dan tam da chuck'ın öldüğünü düşündüğümüz anlarda bart'a son darbeyi vurdu. şimdi nate ve sage'in en son konuştuğu gibi tek düşman gossip girl kaldı.


final öncesi bahisler




serena, dan'in ona yazdıkları yüzünden o uçaktan inecek tabii ki. finalde serena-dan düğünü de var biliyorsunuz. ben bilmiyorum ama finalde bir şeyler patlayabilir.




işte bence patlayacak olan bu. dan-blair cephesi çok çabuk çözüldü. serinin finalinde bu ikili hakkında bir gelişme olmalı bence.




ve finalden, blair-chuck düğününden bir kare. chuck'ı polisler götürecek biliyoruz. bu sırada blair hamile muhtemelen. serena-dan düğünü de bence bir kaç yıl sonra olacak, blair ve chuck'ın oğulları bence burada ortaya çıkacak. büyük ihtimalle chuck bu yıllar zarfında hapiste olacak. juliet'in serena-dan düğününde ortaya çıkacağını düşünüyorum. jenny ve eric zaten düğün için gelecek bence. blair'in serena-dan düğününe ait hiç bir karede olmaması belki doğururken öldüğüne işarettir. ivy'i william terk edecek bunu fragmandan biliyoruz ama ivy'nin sonu ne olur bilemiyorum. nate, georgina ve sage de biraz bulanık. sage-nate çiftinin ayrılacağını düşünüyorum. georgina ise aynı şekilde hayatına devam eder. finalde jack bass'in de olduğunu düşünürsek belki georgina, philip'i terk edip jack ile birlikte olur. daha önce denenmemesi bile hata. bence resmen birbirleri için yaratılmışlar çünkü.

ayrılmaya hazır değilim ve mutlu sonları sevmem gossip girl.

11 Aralık 2012 Salı

upper east sideda kan gövdeyi götürürken




upper east side da son thanksgiving de 'olaylar olaylar' niteliğindeydi. chuck-blair ittifakı uzun zamandan beri eksikliğini hissettiğimiz bir şeydi. bart bass'ın da azılı bir katil olduğunu öğrenmemiz iyi oldu. adam birisine doğru yürümeye başlayınca ödüm kopuyor öldürecek diye.
lily'nin sonunda gerçekleri görmesine sevindim doğrusu. eva braun rolüne çok yakışmıştı ama yine de.
bart eli kanlı bir katil. bir o kalmıştı gerçekten.
rufus tabii ki hayır konserine gidecekti çünkü yakasında iki koca gül işli siyah gömleğiyle başka bir yere gidemezdi.
sage ve steven'ı yeniden görmek beni sevindirmedi. galiba sage biraz daha kalacak. steven'ı bilemem ama onu son görüşümüz olabilir bu bölüm.
ivy ile william yoktular bu bölüm. zaten william biraz uzaklaşmamız gerek demişti. 9.bölümde ise ivy, serena, blair ve chuck'ın ortak sahneleri var. serena, blair ve chuck ivy'e smackdownmı yapıyor yoksa dördü bir entrika mı çeviriyor bilemiyoruz ancak benim tahminim birlikte bir entrika çeviriyor oldukları çünkü ivy'i son sezonun kötüsü ilan ederek seriyi bitireceklerini sanmıyorum.
nate'in köşeye sıkıştırılması ise biraz zorlama olmuş. hadi sona geliyoruz ona da bir hikaye verelim finale doğru gibisinden olmuş.
georgina desen yine rolünün gereklerini başarı ile yerine getirdi bu bölüm. tanrısal karakterliği oldukça başarılı ve zevk verici.
blair'e gelirsek eğer uzun zamandır başı dertten kurtulmadığı için tanrısal karakterliğe ara vermişti bizim kız. ancak bu bölüm iş olaylarını biraz düzene soktuğu için diğer karakterlere yön vermeye başladı yeniden.
chuck ise resmen ebeveyn travması yaşıyor. önce annesinin kendisini doğururken öldüğünü düşünüyordu sonra babasının ölüm numarası yüzünden onuda kaybettiğini düşündü. ondan sonra öldü sandığı annesi ortaya çıktı ve annesi onu amcasıyla bir olup dolandırdı çünkü amcasına aşıktı. daha sonra arkadaşının olgun sevgilisinin onun gerçek annesi olduğu yalanı ile kafası karıştı. pek süre geçmeden gerçek annesinin amcasıyla birlikte kendisini dolandıran kadın olduğunu öğrendi bununla birlikte bir sürede amcasının gerçek babası olduğunu düşünmeye başladı vee en sonunda öldü sandığı yasal babasının gerçek babası olduğunu ve onun yaşadığını öğrendi. şimdi ise yaşadığını ve gerçek babası olduğunu öğrendiği babası onu yok etmeye çalışıyor. ben chuck yerinde olsam çoktan cinnet geçirmiştim.
serenamız ise hayal kırıklıkları ile dolu hayatına yeni bir hayal kırıklığı olarak eklenen dan hezimetiyle baş başa.


son brutus: lonely boy





gossip girl ana karakterleri brutus yapma olayını çok seviyor. ilk iki sezon karakterler pek değişim göstermezken üçüncü sezon nate aşkı için jenny, dördüncü sezon dan aşkı için vanessa, beşinci sezon dan aşkı için serena ve son sezon william aşkı için ivy ile blair aşkı için dan. lonely boy son sezon bütün arkadaşlarına ihanet etti. en sonda serenayı kullandı. ama ben serena hakkındaki olumsuz yazıyı vermesinin sebebinin blair'in steven'ı çağırması ve steven'ın söylediği saçmalıklar olduğunu düşünüyorum. ve bir de işte şimdi onlardan biri oldum muhabbeti yaptı. bence dan zaten içeriye girebilmişti. sadece blair waldorf her zaman chuck bass'ı seçer kuralına katlanamadı. bak danciğim nate bu kuralla senden sezonlar önce tanıştı ve hemen uyum sağladı. her ne kadar tamamen dark side'a geçmiş gibi gözükse de ben dan'in bart'ın teklifini kabul eder gibi yapıp kabul etmeyeceğini düşünüyorum. yine bizimkilere yardımcı olacak yani.

final bölümünde gossip girl kitap serisinin yazarı ve serinin senaristlerinden cecily von ziegesar ve narratorumuz kristen bell de olacaklarmış.  cecily von ziegesar kendisini oynayacakmış. kristen bell'in rolü ise açıklanmamış ikisinden birinin gossip girl olma ihtimali çok yüksek. finalde gossip girl'ün kimliğini öğrenmek iyi mi kötü mü şuan bilmiyorum, nasıl bağlayacaklarına bağlı.
hadi bakalım üç vakte kadar ayrılacağız gossip girl. senden bol gülmeli bol entrikalı ve bol ağlatmalı bir final bekliyorum.

7 Aralık 2012 Cuma

kuzey güney:başlangıç sudokusu



kuzey güney, 4 13lüğünü tamamladı. ancak 52.bölümün hakkını bir iki sahne dışında vermedi.


HANDAN NASIL GERİ PÜSKÜRTÜLÜR?




handan hanımın cemreye gözdağı vermek için misafir köşküne gitmesi ve bin beter olarak geri dönmesi güzeldi(handan hanım DIMDIZLAK kelimesini mi kullandı?). ancak ben cemre'nin bu kadına yaptıkları karşısında yeterince zevk almıyorum. daha fazla damarına basmalı, ebru sinaner ile birlikte dalga geçmeli handan hanımla. gerçi ebru sinaner bu bölüm sırf handan hanıma gıcık olsun diye gülten hanımla kanka oldu ya o sahneleri sevinçten zıplayarak izledim. sonra kıskanan handan hanımın ebru sinaner'e CANIM diye yaklaşması efsaneydi. resmen 52.bölümün tek güzel sahnesi handan-ebru-gülten aşk üçgeniydi.


KÜÇÜK BİR EZİKLER GRUBU





ali güntan ormanı evet evet harikasınız. aslında güzel olabilirmiş bu olay ama zeynep üç tutam saçın sırf kuzey'i tekrar yatağa atabilmek için yapması biraz ali'nin hatırasına da saygısızlık olmuş. o kadar iğrenç bir insan ki artık ölüleri bile kullanıyor. birde bu orman olayını fragmanlara sanki bir şey oluyormuş gibi taşıdılar. kafa mı buluyorsunuz insanlarla? bu arada şeref'in demet'e yazmaları çok başarısız. normal durumda hiç şansı yok ama demet kriterlerini biraz alçak tutan bir kız sonuçta. hem kaan taşaner karizması da devrede. bu arada kuzey'in bu ilişkiye engel olmasının çok hırtça olduğunu düşünüyorum. arkadaşın öldü diye kızın tapusunu da almadın ya? neyse bu arada kuzey artık bence cemreye olan aşkını kanıtladı. artık kuzey'in hayatına onu unutturmaya başlayacak birinin girmesi gerek. reyting uğruna getirdiğiniz zeynep karakterinin deforme edilmeden önceki halinin şimdi çıkması gerek işte. bir senedir boşuna para ödüyorsunuz merve boluğur'a.
bu arada bu ezik gruptan tamamen dışarıda tuttuğum simaycığımın tek sahne çıkması beni biraz üzdü. ancak bu onun tanrısal karakterlik yolunda olduğunun bir göstergesi. tanrısal karakterlere artık öyle normal sahneler yazamazsınız. çıktıkları her sahne etkili olmalı. şuan simay biraz olayların dışında ve kuluçka döneminde. güney-simay cehpesi yavaş yavaş örülüyor. 52.bölümde simay'ın tek sahnesinde bile önemli ipuçları vardı. simay'ın nasıl pavyona düşeceğini anladık. o alt kattaki komşusu düşürecek onu. torunumda torunum diyor ya onda da bir olay var.


VAMP ANLAYIŞIMIZ: KIRMIZI DERİ





şimdi bazı senaryo çatlaklarına gelirsek eğer: kötülük yapan her zengin aile batmaz sevgili senarist ablalarımız ece yörenç ve melek gençoğlu(o sadece latin amerika dizilerinde olur). sinanerlere asla dokunmamalıydınız. konu bulamamaktan oluşan bet bir olay batmaları. şebnem dönmez'in ise irileşen vücuduyla artık guest starring olarak dizilere dahil olması profesyonelce. biliyorsunuz ece-melek bir karakteri diziye soktu mu onu ömür boyu çıkarmıyor. iyi ki melda denen bu vamp kadın konuk oyuncu olarak tanıtıldı yoksa saçma sapan bölüm öykülerine sahip olacaktı ana konusu bitince. bu arada dizi sektörümüzde kırmızı derinin tek vamplık göstergesi olması utanç verici. neyse sinanerler konusunda başka bozulduğum bir konu ise barış'ın suç işlerine bulaşması. kolundaki, melda'nın fark ettiği yağ iziydi büyük ihtimalle. arabayı bozdu sonrada taksiyle olay yerine geri döndü. burak çatalcalı'nın ferhat olayını araştırmasından kıllandı herhalde. buradan ferhat'ı da barış'ın öldürmesi ihtimali ortaya çıkıyor. eğer böyleyse büyük bir hata var. barış'ın ormandaki o geceki flashbackinde arkadan arabayla burak geçiyordu ve biz bunu gördük. eğer ferhat'ı barış öldürdüyse o flashbackte burak geçmemeliydi ÇÜNKÜ BİR UYDURMA oluyor bu durumda flashback. diğer durumda burak çatalcalının arabasında ferhat'ı vuran silah bulundu. onu oraya koyma ihtimali olanlar sami-barış-güney ya da burak ormanda buldu koydu. bunun dışında zaten en büyük soru: neden ortada bir gizem varken yeni birisini ortaya atıyorsunuz. dizideki insanlar öğrenmese bile ferhat vurulduktan sonraki bölümde, hadi hastanede katil güney sanarak bitirdik ondan bir sonraki bölümde esas katil ortaya çıkmalıydı çünkü ferhat'ın vurulma bölümünden uzaklaştıkça kim vurdu haberinin değeri azalıyor.

katil kim konusunda ters köşe yapmaya çalışıyorlar ama ters köşenin zamanı geçecek haberleri yok.
sonuç olarak bu bölüm handan-ebru-gülten sahnesi dışında ve cemre'nin dark side'a geçmesinin habercisi kleptomanisinin geri dönmesi dışında pek önemli bir şey yoktu. gerisi kuru gürültü.